25 Eylül 2016 Pazar

Bir mümkün masal

Aklımın başımdan aşkın,yabancı hali
Yazgımın sazımın teline varması
Yıldızında göğün,kudretinde yerin
Şimdinin geçmişe gizlice göz kırpması

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Gerçeğin kapalı,şeffaf bir perde
Hayalinse tiyatral bir sahne olması
Derya denize düşen koyu gri damlanın
Akıntıya karışıp hayat bulması

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Düşüncenin söze,duygunun bedene
Masumiyetin zafere,kederin hidayete
Nefesin nefse,zamanın nihayete kavuşması
Saatinde yelkovanın akreple dansı

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Tek düze hanelerde,hasretinde,yürekte
Sonunu sonsuzca,yalnız kendine saklayan
Ağacında bir dalın,yaprağında rüzgarın
Ruhunda varlığının sırrını bulan ben

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Bu fani neferde yahut manevi kefende
Ufka dogru yazılan,kaleme düşen defterim
Sureti gölgemde,saadeti seferinde
Cıktı mı tahtına,yağmur olan heybetim


Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim
Cevap

Cevap ne sende,ne bende,ne de kudretli kefende.
Ne sen seni bilir,ne ben beni bu alemde.

Cevap ne yerde,ne de saklı göklerde.

Bu bir arayıştır,sonu baki ölümde.
Uçü beş geçe

Saat sabah,üçü beş geçe
Açıldı gözlerim,uyandım yine

Uyanmak,sahi neydi uyanmak?
Uyanmak bir oyundu,bu uğurda uyandım yine

Aldandım başta,sevdim bu garip halimi
Inancım bir rüyaydı,inandım bu yorgun düşe

Lakin en başında unuttum ve en sonunda bileceğim
Ben bugünde,olası dünüm gibi öleceğim

Olurya,bu da bir rüya halidir görülmez

Yarın gelir uyanırım,yine sabah üçü beş geçe
Kum tanesi

Ne zaman aynaya baksam bir kum tanesi görüyorum

Dalgalarla yetinen,denize hiç ulaşmayan..
Atlı vârisi

Gelen atlı vârisiydi
Kanadı kap kara
Ses...sesi
Sessizliği yanında

Gün güneşi
Gece gündüzü batırdı
Ses heceye
Söz yerine yol aldı

Yüzü koyu gri
Bürününce çıplaklığa
Ensesi beyaz,kanlı eli
Ölüm ona bir maskara

Yıllanmış atından indi
Yalnız umudu,yorgun adıyla
Son seferiydi,hissetti nefsini
Göğe varan uyumsuz merakında

Yağmuruyla vurdu hiddeti
Saatlere ve aylara
Kaybettikçe buldu beni
Dağıldı kederi rüzgarli ufka

Gelen atlı vârisiydi
Kanadı kap kara
Ses...sessiz

Yükseldi bilinmez sonsuza
Ben ve Ben

Doğdum ve varoldum
yaşam nehriyle kendimi buldum
ama bu bulduğum ben midir?
ya da varolan ben kimdir?

Kendimi tanımaktı en zoru
Ben neydim bu dünyada?
Ya da başka dünyalarda?
Ben miydim gerçekten aynada gördüğüm
Yoksa her şey bir yanılsama

Gerçek nedir?
Kim bilir gerçeklik konu olunca
Her günüm bir arayış ve bir sondur
Öğrenemedim daha benliğimi
benliğime arzumsa sonsuz

Bildiklerimi unutmak
yeni yollara sapmak isterim
Bana öğretilenler ya bir yalansa
Ya gökyüzü sarı ya da deniz kırmızıysa

Delicesine bilmek isterim her şeyi
son raddesine kadar derinine inmek bütünün
anlam veremem gerçeğin bu denli gerçek
sevginin bu denli basit oluşuna

Hiçbir şeyin dibinde
ama çokluğun en derinindeyim
belki bir ışık yanar karanlığıma
aydınlatır cevaplarımı
içinde bulunduğum bu zifiri sonsuzlukta

Bulurum saklı hatıralarımı