11 Kasım 2016 Cuma

Yalnız düşler
Bu ne yaman kalabalık
Danışıklı insan seli
Yine beyaz bir akşam 
Yine kendimle baş başa
Arkamı , ellerim arkamdan bağlı
Gayesiz de sevebilen
Yaşlı bir ağaca yasladım
Çölde , susuz çeşmelerde
Al kan akan kan ile dallarına
Gelişi güzel yüzen
Ahşap kayıklar boyadım
Cebimden düşen gençliğim
Aldım , koydum içlerine
Birer birer kayıkların
Sıra sıra , yan yana
Bir yelkenli belirdi
Kol kanat oldu martılara
Gözümde çöl ufkuna uzanan
Boylu boyunca mehtap
Kılavuzum , rehberim
Yalnızlığı kadar dolu gülen
Alelade bir çocuk
Kum saatinde zamanım
Tane tane dökülürken ben
Başladığım yere dönüyorum
Bu ne yaman kalabalık
Danışıklı insan seli
Yine beyaz bir akşam
Yine kendimle başbaşa

28 Ekim 2016 Cuma

Sorgu sual

Altında taş,toprak
Süzülen yaprak bırakmayan
Şu ırmağın suyu nereye akar?
Sordular
Bilmem,nereye dedim.

Esti mi tüm gücüyle
Ulu cihanı korkutan
Şu fırtına nereden kopar?
Sordular
Bilmem,nereden dedim.

Elleri bana güneş
Teni ışığa ulaşan,
Şu saçı rüzgarlı sevgili,aşık mıdır?
Sordular
Bilmem,aşk nedir dedim.

Koca çınar için alemde
Zerre kadar ana kök salan
Şu alimi alem mahluk kimdir?
Sordular
Bilmem,bilgelik kimde dedim.

Nihayi gerçekten uzak
Ya da yakın mı akıl almaz
Şu haleti ruhiye benim midir?
Sordular
Bilmem,ben kimim dedim.

Kâinati yoktan kuran
Hiçlik makamına varan
Şu ilahın izi kimdedir?
Sordular
Bilmem,duyun görün
Yalnızlık insana mı mahsus , kim bilir?

19 Ekim 2016 Çarşamba

Ufka merak
Puslu bir dağ ufkunda kalmış
Uykusuz,uyumsuz bir dev ahı
Tepe göz bakışları,bulutlara varmış
Omzun aşağı sere serpe kanatları
O gözü bir kan,bir mahşer yuvasıymış
Pençesinde asa,kıyametin vakti yakın
Esip gürlediği ne hâle görülmüş
Emrinde müridi,arar durur narasın
Günü kara,geceyi farz eylermiş
Hayat yolun sonu açık,onunki bi-nihaye
Kaderin bahtı cebinde,seni beni aklarmış
Ey güzel gönlü gözlüm,merakın biçâre

12 Ekim 2016 Çarşamba

Tozlu dağlar,ipte cambaz
Gönlün göze kapandığı an
Ruhtan bedene bir fetrettir
Bu ayrılık ki etrafı saran
Sualsiz bir sorgu,ben gibi gerçektir
Binbir cambaz tek bir ipte
Üçü dümende,gerisi kürekte
Kim üflerse rüzgarını şu zavallı yelkene
Çıksın artık kerâmete,insin elden yere
Paradoksun izinde,evrenin uç yerinde
Efendi kölesin birlik,hangi dilde ibadeti?
Ademoğlu merakla ilk damlanın peşinde
Başka türde cana,hayat suyu verildi mi?
Selamı var O'na tozlu,dumanlı dağların
Geceyi örttü üstüne,serdi önüne sofranı
Uğultusu ininde,büyük bilge hanın
Hani nerde Rabbin,süpürecek mi kavganı?

11 Ekim 2016 Salı

Bir gün gelir
Şanında şöhretin ve tahtın
Bir gün gelir,elbet biter
Bahtında aşkın ve tanrın
Bir yüce yağmur,elbet diner
Sen sen ol,senden olma
Kuklası elinde,aynasız usta
Arkanda rüzgarın ve şarkın
Bir gün gelir,elbet biter
Dünya'da arzun ve harbin
Bir avuç heves,elbet diner
Sen sen ol,senden olma
Matemi unutulan,görülmez yolda

6 Ekim 2016 Perşembe

Sarhoş parlayan yıldız

Gök kubbede bir yıldız
İhtişamlı bir fani
Kozmik,sisli yazıtları
Fikri gibi hür,semavi

Görkemi gebe,yeni doğan güne
Geçmişiyle dünyalar yıktı,yarattı
Bilmezmisin ey ahâli
Ufalacak zamanla,al bir geleceğe

Sarhoşluk gönülde
Gönül bu,neden deme
Bir an gelir,çözülür
Bu sonu sonsuz bilmece

Geldi geçti yüz binlerce bilge
Sarıp saklanmadıya bunca hece
Gece gündüz parlayan o yıldıza
Bir hikaye kondu,gerisi düzmece

25 Eylül 2016 Pazar

Bir mümkün masal

Aklımın başımdan aşkın,yabancı hali
Yazgımın sazımın teline varması
Yıldızında göğün,kudretinde yerin
Şimdinin geçmişe gizlice göz kırpması

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Gerçeğin kapalı,şeffaf bir perde
Hayalinse tiyatral bir sahne olması
Derya denize düşen koyu gri damlanın
Akıntıya karışıp hayat bulması

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Düşüncenin söze,duygunun bedene
Masumiyetin zafere,kederin hidayete
Nefesin nefse,zamanın nihayete kavuşması
Saatinde yelkovanın akreple dansı

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Tek düze hanelerde,hasretinde,yürekte
Sonunu sonsuzca,yalnız kendine saklayan
Ağacında bir dalın,yaprağında rüzgarın
Ruhunda varlığının sırrını bulan ben

Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim

Bu fani neferde yahut manevi kefende
Ufka dogru yazılan,kaleme düşen defterim
Sureti gölgemde,saadeti seferinde
Cıktı mı tahtına,yağmur olan heybetim


Hepsi bir mümkün masaldır,bilirim
Cevap

Cevap ne sende,ne bende,ne de kudretli kefende.
Ne sen seni bilir,ne ben beni bu alemde.

Cevap ne yerde,ne de saklı göklerde.

Bu bir arayıştır,sonu baki ölümde.
Uçü beş geçe

Saat sabah,üçü beş geçe
Açıldı gözlerim,uyandım yine

Uyanmak,sahi neydi uyanmak?
Uyanmak bir oyundu,bu uğurda uyandım yine

Aldandım başta,sevdim bu garip halimi
Inancım bir rüyaydı,inandım bu yorgun düşe

Lakin en başında unuttum ve en sonunda bileceğim
Ben bugünde,olası dünüm gibi öleceğim

Olurya,bu da bir rüya halidir görülmez

Yarın gelir uyanırım,yine sabah üçü beş geçe
Kum tanesi

Ne zaman aynaya baksam bir kum tanesi görüyorum

Dalgalarla yetinen,denize hiç ulaşmayan..
Atlı vârisi

Gelen atlı vârisiydi
Kanadı kap kara
Ses...sesi
Sessizliği yanında

Gün güneşi
Gece gündüzü batırdı
Ses heceye
Söz yerine yol aldı

Yüzü koyu gri
Bürününce çıplaklığa
Ensesi beyaz,kanlı eli
Ölüm ona bir maskara

Yıllanmış atından indi
Yalnız umudu,yorgun adıyla
Son seferiydi,hissetti nefsini
Göğe varan uyumsuz merakında

Yağmuruyla vurdu hiddeti
Saatlere ve aylara
Kaybettikçe buldu beni
Dağıldı kederi rüzgarli ufka

Gelen atlı vârisiydi
Kanadı kap kara
Ses...sessiz

Yükseldi bilinmez sonsuza
Ben ve Ben

Doğdum ve varoldum
yaşam nehriyle kendimi buldum
ama bu bulduğum ben midir?
ya da varolan ben kimdir?

Kendimi tanımaktı en zoru
Ben neydim bu dünyada?
Ya da başka dünyalarda?
Ben miydim gerçekten aynada gördüğüm
Yoksa her şey bir yanılsama

Gerçek nedir?
Kim bilir gerçeklik konu olunca
Her günüm bir arayış ve bir sondur
Öğrenemedim daha benliğimi
benliğime arzumsa sonsuz

Bildiklerimi unutmak
yeni yollara sapmak isterim
Bana öğretilenler ya bir yalansa
Ya gökyüzü sarı ya da deniz kırmızıysa

Delicesine bilmek isterim her şeyi
son raddesine kadar derinine inmek bütünün
anlam veremem gerçeğin bu denli gerçek
sevginin bu denli basit oluşuna

Hiçbir şeyin dibinde
ama çokluğun en derinindeyim
belki bir ışık yanar karanlığıma
aydınlatır cevaplarımı
içinde bulunduğum bu zifiri sonsuzlukta

Bulurum saklı hatıralarımı